Nakkaştepe'ye adına yaraşır bir bina
Noktasal tutucular ile dört noktadan taşınan lamine cam ve 35 mm derinliğinde çökertilmiş, kendi kendini taşıyabilen camdan oluşan ...
Haberin devamı için tıklayın
ABD'li mimarlık devi Vakko için dünyayı gezdi, çareyi Lamglas'ta buldu
Cam cephesi ve "sıradışı" görünümüyle dünya literatürüne giren Vakko'nun Nakkaştepe'deki binasını yapan Türk Lamglas'ın ... ...
Haberin devamı için tıklayın
Meslekdaşlarımıza
Üretimlerimizi ve sistemlerimizi taklit etmeye çalışan firmalara... ...
Haberin devamı için tıklayın
İSTANBUL’A BOĞAZ RENGİNDE BİR KUBBE
“ÜSKÜDAR EVLENDiRME DAiRESi” ...
Haberin devamı için tıklayın
|
Nakkaştepe'ye adına yaraşır bir bina19-03-2010
LAMGLAS referansları listesinde………..
NAKKAŞTEPE’YE ADINA YARAŞIR BİR BİNA;
BİR NAKKAŞIN ELİNDEN ÇIKMIŞ GİBİ DURAN,
“VAKKO GENEL MERKEZ BİNASI”
Saygın bir moda markası olan VAKKO, Üsküdar Nakkaştepe’de yeni yönetim binasına kavuşmak üzere. Tasarımı Amerikalı bir mimarlık grubu olan REX’ e ait olan yeni bina, LAMGLAS A.Ş tarafından giydirilen iç ve dış cepheleriyle, daha şimdiden başta akademik çevreler olmak üzere, yerli ve yabancı mimarlık camiasının ilgi odağı olmayı başarmış ve heyecanla beklenmektedir. İddialı tasarımı, sıra dışı cepheleri ile yeni bina; 2007 yılında kurucusu olan ünlü iş adamı Vitali Hakko’ yu kaybeden VAKKO’ nun vizyonunda köklü ve dinamik bir değişimin yaşanmakta olduğunun habercisi gibi durmaktadır.
Yapısal niteliği açısından iki kısımda incelenebilecek olan binanın; dörtgen bir formdan oluşan ofis katları betonarme iken, bu katların ortasındaki avluda, farklı geometrik açılarla birbiri üzerine binen kübik formlardan oluşarak yükselen ve en tepede uzun konsolları ile dikkat çeken yönetim katı ile sonlanan bölümü ise tamamen çelik bir strüktürden oluşmaktadır. Yapının çelik bölümünü oluşturan 7 adet kutudan en büyüğü olan ve açılı bir izdüşüme sahip Yönetim Katının, 4150 mm boyundaki ısı camları ile iç avlu içerisinde bir biri üzerinde kayar gibi duran ve işlevsel yönüyle, VAKKO’ nun yeni tasarımlarına yönelik sergi ve toplantı faaliyetlerinin gerçekleşeceği çelik kutuları kaplayan camlar ithal olup, gün ışığı altında sürekli farklılaşan yansımaları ve ayna özelliği ile oldukça değişken görüntülerle beraber farklı katlar arasında görsel iletişim kurma imkânı sunuyor. Sınırlı bir inşaat alanı içerisinde konferans, sergi ve toplantı gibi önemli faaliyetleri gerçekleştirebilecek mekânlar yaratmaya imkân sunmuş olan tasarım; keskin açılarla üst üste binen kutuların kullanıcılar üzerinde yaratabileceği olumsuz psikolojik etkileri ise reflektif cam kullanma fikri ile ortadan kaldırmayı başarmış gibi görünüyor.
Binanın esas olarak adından söz ettirecek bölümü ise 172 adet çökertilmiş camla giydirilmiş olan ofis katların bulunduğu bölümdür. LAMGLAS tarafından proje kapsamında özel olarak hazırlanmış iki fırın ile her biri tek tek çökertilmiş olan camlar yoğun bir çaba ve sabra dayanan işçilikle ortaya konmuş müthiş bir zanaat örneğidir. Fırın içerisinde bulunan ve üzeri özel bir ipek kumaş ile kaplı olan çökertme kalıbına bir gün süre ile konan düz plaka cam, çökertme ve soğutma olmak üzere iki aşamadan geçmektedir. Ana maddesi silisyum (SiO2) olan cam, günümüzde her ne kadar standart bir üretim ile elde ediliyor olsa da içerisinde bulunan alkali ve toprak alkali metal oksitlerin oranındaki kayda değer olmayan farklılıklar bile her bir paneli bir diğerine göre yapısal olarak farklı kılmaktadır. Bu da ısınarak çökmeye başlamış olan cam panellerin her birinin farklı ve dolayısıyla da özgün olmasını sağlamıştır.
Noktasal tutucular ile dört noktadan taşınan lamine cam ve 35 mm derinliğinde çökertilmiş, kendi kendini taşıyabilen camdan oluşan, 3354mm x 1535mm ölçülerindeki ısı camların her biri 386 kg olup, uygulanış tekniği ve ortaya konmuş formu ile dünyada bir ilk olma niteliğindedir.
Yapı malzemelerinin niteliklerinin yeni bulunan teknolojiler ve uygulama metotları ile ivmeli olarak artması ve beraberinde kullanımlarında meydana gelen gelişmelerle tasarım sınırları genişleyen günümüz mimarlığı tüm dünyada mühendisliğin de desteğiyle göz alıcı yapılar üretirken, VAKKO Nakkaştepe Yönetim binası da REX ‘in “ X ” biçiminde tasarlanmış cephe camlarını üretebilmeyi başarmış tek firma olan LAMGLAS’ ın özverili çalışması ile adından uzunca yıllar söz ettireceğe benziyor.
Burhan ÇİÇEK
MİMAR
LAMGLAS A.Ş.
Fotoğraflar için
ABD'li mimarlık devi Vakko için dünyayı gezdi, çareyi Lamglas'ta buldu17-03-2010
Cam cephesi ve 'sıradışı' görünümüyle dünya literatürüne giren Vakko'nun Nakkaştepe'deki binasını yapan Türk Lamglas'ın patronu Mehmet Çağlıer, 'Vakko'da kimsenin yapamadığını yaptık. Şimdi de beton ya da çelik kullanmadan tamamen camdan oluşan bir bina planlıyorum. Bu mümkün, teklifleri bekliyoruz' diyor
İSTANBUL - Vakko’nun Nakkaştepe’de yapılan yeni merkezinin dış cephesini baştan aşağı özel bir camla kaplayan ve ‘sıradışı bina’ özelliğiyle literatüre geçmesini sağlayan Türk firması Lamglas, dünyada yine bir ilke imza atmaya hazırlanıyor. Türkiye’yi cephe kaplamasında camla tanıştıran Lamglas’ın Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Çağlıer, beton ya da başka hiçbir malzeme kullanmadan tamamen camdan oluşan iki katlı bir bina yapmayı hedeflediklerini söyledi. Bu projenin de Vakko binası gibi dünyada ilk olacağını kaydeden Çağlıer, “Tamamen camdan bir bina yapabiliriz, bu mümkün. Bina, kolonundan kirişine, döşemesinden çatısına kadar baştan aşağı cam olacak ve içinde insan yaşayabilecek. Bu konuda teklifleri bekliyoruz” dedi.
‘Söz, benzeri olmayacak’
Dördü camda dördü çelikte olmak üzere sekiz patentli ürünleri olduğunu kaydeden Mehmet Çağlıer, “Mesela Vakko’nun cephesinde kullandığımız cam patentli, ‘Skytek’ adıyla patenti bize ait. Türkiye’de ve dünyada tek, bir benzeri de olmayacak. Çünkü ben bir sohbet sırasında Jef Hakko’ya söz verdim. ‘Biz sıra dışı bir bina istedik ve çok özel oldu. Şimdi başkaları da istemesin’ dedi. Ben de söz verdim, bu bina tek olarak kalacak. Binanın dış cephesini 16 ayda tamamladık” diye konuştu.
Vakko binasının mimarisi tüm dünyada sıradışı projeleriyle bilinen New York’lu mimarlık ofisi REX’e ait. Dünyanın en büyük mimarlık şirketlerinden biri olan REX’in projeleri arasında Guggenheim Las Vegas, Annenberg Center, Governors Islands, Munch Müzesi ve Museum Plaza da var.
Sırf cam gibi dursun...
REX’in Vakko için çok özel bir bina tasarladığını anlatan Çağlıer, şöyle devam etti: “Vakko, REX’ten kendisine has, sıra dışı bir bina talebinde bulunmuş. Binanın sanki sadece camdan oluşmuş gibi görünmesi isteniyor. Firma tasarlamış ama uygulamak için bir dış cephe firması arayışına girmiş. Proje çok zor, bize geldiğinde nokta atışları, uygulanabilirliliği yoktu. Çok kafa patlattık bunun için. REX önce kendi çevresinde aramış ama bulamamış, daha dorusu isteneni yapan çıkmamış. Sonra bizim Hollanda’da bir iş yaptığımız başka bir firmadan bizi duymuşlar. Projeyi kabul ettik ve onlara çizdiğimiz uygulamaya hayran kaldılar. Böylece dahİl olduk. Cam üzerinde X işaretli çökertilmiş esnek bir form istediler. Keskin hatlar değil, yumuşak çizimler. Ben bir tasarımcıyım ve ne istediklerini anladım. Binanın dört bir yanını kaplayan camlar aynı zamanda yüzde 40 ısı tasarrufu sağlıyor. Kurşuna ve 7.4 şiddetinde depreme dayanıklı.”
‘İyi bir bina terzisiyiz’
Çocukluğu babasının inşaat malzemesi fabrikasında geçen Mehmet Çağlıer, 1974’te cam sektörüne girdi, 1998 yılında da dört oğluyla Lamglas’ı kurdu. Lamglas, İstanbul ve Bulgaristan’daki cam ve metal üretim fabrikalarıyla günde 1000 metrekarelik kapasitesiyle binaların dış cephelerini camla kaplıyor. Betonarmeden sonra binanın giysisinin giydirilmesinde iyi bir terzi olduklarını ifade eden Çağlıer, “Çelik ve camı birlikte kullanıyoruz. Nokta detaylarında camı istediğimiz forma getirebiliyoruz, çeliği de adeta bir dantel gibi işliyoruz” dedi.
20 ülkede iş yapıyor
20’ye yakın ülkede iş yaptıklarını anlatan Çağlıer, işlerinin yüzde 40’ının Türkiye’de, yüzde 60’ının da Afrika, Rusya, Danimarka, Hollanda, İran ve Bulgaristan gibi ülkelerde olduğunu belirtti. Büyük projeler için butik çalıştıklarının altını çizen Çağlıer, cam kullanımının zor olduğunu, büyük bir çalışma ve mutlaka tasarım gerektiğini vurguladı.
‘Camın arkasına geç, ateş edelim’
Kurşuna dayanıklı cam da ürettiklerini söyleyen Mehmet Çağlıer, bu konuda yaşadığı ilginç binr olayı da şöyle anlattı:
“1998 yılında Türkmenistan’da bir stadyumda çalıştık. 100 bin kişilik bir stadyum yaptık. Rahmetli Türkmenbaşı oturduğu bölümün önüne güvenlik nedeniyle kurşuna dayanıklı bir cam istiyor. Çünkü stadyum çok büyük ve her ne kadar giriş çıkışlarda güvenlik önlemleri alınsa da, yine de yeterli değil. Bize Türkmenbaşı’ndan gelen teklif de şu: ‘Bu cam duvarı yapacak firmanın sahibi gelecek camın arkasına geçecek, ben ona ateş edeceğim, eğer hâlâ duruyorsa camı o firmaya ürettireceğim.’ Bunu okudum ve bana gelen sözleşmeyi direkt imzaladım. Ancak Türkmenbaşı sözümüze güvendi ve teklif ettiği denemeyi yapmaya gerek duymadan, işi Lamglas’a verdi. Biz her zaman yaptığımız işin arkasındayız. Ürettiğimiz her camı önce kendimiz deniyoruz ve çoğu firmanın cesaret edemediği işleri yapıyoruz.”
Irak’a bombaya dayanıklı cam
Kurşuna dayanıklı camları daha da geliştirip bombaya kadar çıkardıklarını kaydeden Çağlıer, Kuzey Irak’ta böyle bir proje yaptıklarını aktardı. Kuzey Irak’ta bir alışveriş merkezinden böyle bir teklif geldiğini anlatan Çağlıer, “Alışveriş merkezinin üstündeki ofis katında bulunan insanlar korunmak istiyormuş. Nedenini ve kimler olduğunu sormadık. Zaten gizlilik anlaşmaları da yapıyoruz. Öyle bir cam yaptık ki, dışarıdan bakıldığında ne olduğunu anlamak mümkün değil ancak bombaya karşı bile dayanıklı, o kadar güçlü” şeklinde konuştu.
Sokağa çıkma yasağında deney
Mehmet Çağlıer, sadece bir şirket yöneticisi gibi çalışmıyor. Bazı geceler sabahlara kadar tasarım yaptığını ve yeni ürünler geliştirmek için kafa patlattığını söyleyen Çağlıer, eskilerden bir anısını da şöyle anlatıyor: “Türkiye’de ilk lamine, yani kırılmaz cam üretimi yapan firmayız. 1973’te sıkı yönetim zamanı... Bir türlü cama istediğimiz özelliği kazandıramıyoruz. Kimyasalları bulamıyoruz. Bir gece aklıma bir fikir geldi, ‘Şu maddeye şu kimyasalı katsam acaba olur mu?’ dedim. Kalktım yataktan, çıktım dışarı, tabii sokaklarda polisler. Fabrikanın önünde durdurdular beni: “Bir deney yapacağım, kötü bir niyetim yok” dedim. “Peki aç fabrikayı biz de görelim” dediler. Onlar başımda çay içip beklerken ben de deneyi yaptım ve o gece lamine camı ürettim. Ben hâla bu heyecanı taşıyorum, yine gece aklıma bir şey gelince gidip hemen yapıyorum.”
Stadyumun tepesini cam kapladı
Ürettikleri camların 17 bilya gücüne kadar dayanıklı olduğunu belirten Çağlıer, “Camın içinde insanları yaşatıyorsunuz, bu nedenle çok güvenli ve sağlam çalışmalısınız” dedi. Kayseri Stadyumu’na 50 metre yüksekte bir tepe camı yaptıklarını anlatan Çağlıer, “Düşünün, 30 bin kişi sizin yaptığınız o camın altında maç izliyor. Bu çok büyük bir sorumluluk ama biz defalarca testten geçirmediğimiz hiçbir ürünü vermiyoruz. Güvenlik bizim için çok önemli. Eğer ben kendi çocuğumu o camın altına göndermiyorsam, başkasının evladının sorumluluğunu da almam” diye konuştu.
Meslekdaşlarımıza09-03-2010
Saygıdeğer Meslektaşlarımız,
Bilindiği üzere büyük ebattaki ısı yalıtımlı cam üretiminde kullandığımız lamine cam arası GÖMME FITTINGS modelimiz bulunmaktadır. Bu ürün firmamızın patentli ürünüdür. Tasarımı 15 yıl öncesine dayanan GÖMME FITTINGS modelimizin taklit edilerek, bilgimiz dışında alınarak, projelere uygulandığı tarafımızdan tespit edilmiş ve bunun neticesinde bazı firmalar ve şahıslar hakkında hukuki süreç başlatılmış bulunmaktadır. Tüm patent sahipleri gibi böylesi girişimlerin her zaman olabileceğini ama kanunların da hakkımızı gözeteceğini iyi biliyoruz. Hem sizler için yanıltıcı olmaması bakımından (çünkü patentli ürünlerimizin size pazarlanması mümkündür) hem de tasarım hırsızlığına karşı siz meslektaşlarımızla birlikte mücadele verebilmemiz için ürünlerimiz ile ilgili bilgileri ekte incelemenize sunuyoruz. Projelerinizde ihtiyaç duyduğunuz takdirde, LAMGLAS A.Ş. olarak, patentli ürünlerimiz hakkında bilgi edinme ve temini ile ilgili her türlü yardıma hazır olduğumuzu bilmenizi isteriz.
Saygılarımızla,
İSTANBUL’A BOĞAZ RENGİNDE BİR KUBBE14-01-2010
“ÜSKÜDAR EVLENDiRME DAiRESi”
Bilgisayar destekli yeni üretim teknikleri ve Nanoteknolojik yeniliklerle niteliği hız kesmeden değişen cam, transparan cephe uygulamalarının popülerliğini oldukça arttırmış gibi görünüyor.

Şemsipaşa’da Üsküdar Belediyesi için tasarlanan yeni Evlendirme Dairesi Binası, saçak ve çıkmalarıyla Geleneksel Türk Mimarisi izleri taşıyor. Nikâh salonunun üstünü örten kubbenin lamine edilmiş ahşap konstrüksiyonu, ortaya koyduğu motifi ile en iyi örtü birlikteliğini cam ile elde etmiş bir çalışma oldu. Ahşap konstrüksiyonun inşasının tamamlanmasının ardından LAMGLAS A.Ş tarafından kubbenin her bir dilimi için ayrı ayrı hazırlanan şablonlarla, montajı yapılacak cam örtü panellerinin imalat ölçüleri elde edilmiş oldu. Özveri ve dikkat gerektiren bu sürecin ardından üretimine geçilen camlar; lamine edilmiş, ısıl hareketlere karşı önlem olarak uygulanan LOV-E özelliği de taşıyan ısı yalıtımlı camlardır.
Cam panellerin ölçüleri 544 mm ile 2430 mm arasında değişmekte olup, kubbe eteklerine yaklaştıkça ortaya çıkan geniş açıklıklara denk gelen panellerin montajı gergi sistemle kurulan noktasal tutucular aracılığıyla sağlanmıştır. Tepe noktasına yaklaştıkça konstrüksiyon açıklığının azalmasıyla beraber noktasal tutucu olarak görev yapan ve Fittings olarak adlandırılan parçaları ile beraber “ Spider” lar, delinen lamine ahşaba kuvvetli kimyasal bağlayıcı malzeme ile sabitlenmiştir.
Lamine ahşabın Tepe Noktası’da 4.120 Metre çapındaki açıklıkta sonlandığı bölüm ise en büyük ölçülere sahip panellerle örtülmüştür. Tepe noktası için özel olarak tasarlanmış ve 8 noktasal tutuculu Spider, çelik gergilerle sabitlendikten sonra panel büyüklüğü ve yatay açının azalması nedeniyle “Seyim” oluşturan yüklere karşı bir önlem olarak tepe panelleri 1.78 metre çapında bir yatay eksene yerleştirilen Spider’ lar ile desteklenmiştir. Cam örtü ile kubbenin çinko kaplı etek dilimlerinin birleştiği (diyagonal) hat bitiş elemanı olarak kompozit ile kaplanarak Kubbe örtü montajı tamamlanmıştır.

Bu çalışması ile geleneksel yapı malzeme ve yöntemleri ile inşa edilmiş Kubbe Mimarisi’ ne, yeni detaylarla sürekli güncellenen modern malzemeler kullanılması sonucunda kazandırılmış günümüz yorumlarına bir yenisini ekleyen LAMGLAS, 2010 yılı Avrupa Kültür Başkenti olarak ilan edilen ve dolayısıyla birçok etkinliğe ve konuklara ev sahipliği yapmaya hazırlanan İstanbul’a Üsküdar Evlendirme Dairesi ile çağdaş bir Kubbe örneği kazandırmıştır.
Mimari, HASSA Mimarlık
İmalat ve Uygulama, Skytec®
Hazırlayan Burhan ÇİÇEK
Mimar
|